• Yaşamın erken dönemlerinde çeşitliliğe maruz kalmak, köpeklerin yetişkin olduklarında daha farklı diyetleri daha kolay kabul etmelerine yardımcı olabilir. Bu nedenle yavru döneminde farklı formatta hazırlanmış (kuru, yarı sıvı veya konserve) mamaların uygun oranlarda ve adaptasyon süreçlerinden sonra aralıklarla denenmesi yaşamın ileri dönemleri için gerekebilecek diyet değişikliği durumlarda yaşanabilecek olumsuz tepkileri diyeti reddetme vb. önlemeye yardımcı olabilir.
• Sindirim sistemi özellikle yavru köpeklerde yetişkinlere nazaran değişikliklere karşı çok daha hassastır. Bu nedenle diyetlerinde değişiklik yapılacak ise, diyetin 4 ile 7 günlük bir süre içinde kademeli olarak değiştirilmesi önerilir. Bu, ilk gün yavru köpeklerin normal diyetine yeni diyetin küçük bir kısmını ekleyerek gerçekleştirilmelidir. Yeni diyetin oranı her gün kademeli olarak arttırılmalıdır.
• Ödül vermek sağlıklı diyetin bir parçası olabilir. Ödüller özellikle eğitim için yararlı olabilir. Ancak ayarlaması yapılmaz ve aşırı verilirse bir takım beslenme riskleri ve dengesizliklerine neden olabilir. Her ne kadar ödüller genellikle küçük porsiyonlar halinde verilse de; köpeğinize verdiğiniz tüm ürünlerin içinde n olduğuna dikkat ediniz. Kalori miktarı etikette listelenmemişse, köpeğinize vermeden önce ne olduğunu öğrenin. Gerekirse kalori bilgisi için üreticiye başvurun. Bir köpeğe verilebilecek ödül miktarı ve bundan gelecek kalori düzeyi, tükettiği diyetin toplam kalorisinin %10’undan daha fazla olmamalıdır. Önerilen günlük kalori alımının aşılmadığından emin olmak için, verilen mamanın miktarını ödüle uygun olarak güncellemek gerekir. Beslenme dengesizliği riski nedeniyle insan gıdalarının kullanımından kaçınılmalıdır.
• Tam ve dengeli bir yavru köpek beslenmesi durumunda, vitamin ve mineral takviyeleri beslenme dengesizliğine neden olabilir. Veteriner hekimler tarafından önerilmedikçe günlük diyetlere takviyeler yapılmamalıdır.
VÜCUT KONDİSYONU
Bir yavrunun yeterince beslenmesi düzenli yapılan kontroller ve vücut kondisyonunun incelenmesinden geçmektedir. Bu değerlendirme sayesinde hayvanın zayıflık, şişmanlık gibi gelişimini önemli derecede etkileyebilecek durumlar zamanında belirlenerek, veteriner hekimlerin tavsiyeleriyle de kısa sürede düzeltilebilir. Gelişim aşamasındaki yavru bir köpeğin ideal BKS değeri; 3‐4 olarak bildirilir. Deri ve ince yağ tabakasının altında kaburgalar kolayca elle gelir. Kemik kısımları hafifçe hissedilir ve üzerlerinde az miktarda yağ bulunur. 6 aylıktan büyük hayvanlar, yandan bakıldığında belirgin bir karın bölgesi ve yukarıdan bakıldığında iyi orantılı bir bel bölgesine sahip olmalıdır.
BESLEME TEKNİKLERİ
Büyüyen yavruları beslemek için üç temel yöntem vardır ki bunlar;
Serbest seçim besleme, büyüyen yavruları beslemenin zahmetsiz bir yoludur. Her zaman dolu yiyecek kabına yapılan sık sık ziyaretler sıkılmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Ürkek veya saldırgan mizaçlı yavrular için daha sessiz zamanlarda beslenme tercih edilmelidir. Bu sayede yemek yerken daha az rekabet oluşur ve öğünlerinden yeterince faydalanabilirler. Bununla birlikte, serbest seçim beslemenin aşırı yemeyi teşvik ettiği ve bunun da gelişimsel kemik hastalıkları riskini arttırdığı bildirilmiştir. Bu nedenle serbest seçim besleme yöntemleri, tüm risk altındaki ırklar için iskelet olgunluğuna erişinceye kadar kontrendikedir (12-18 aylık veya yetişkinlerin ağırlık ve boylarının en az %80’i).
Çoğu ırk için zaman sınırlı besleme kullanılabilir. Yiyecekler sadece günde iki veya üç kez belirlenmiş bir süre için servis edilir. Bu durum çoğu ırkta az miktarda yiyecek alımına dolayısıyla yavaş büyüme oranına neden olur. Ancak bazı yavrular bu sınırlı süre zarfında dahi büyük miktarlarda yiyecek tüketebildiklerinden, tüketilen toplam gıda miktarına özellikle dikkat edilmelidir. Bu yöntem seçilirse, sütten kesimden sonraki ilk ay için 5-10 dakikalık üç besleme periyoduna izin verilmesi ve bundan sonra günde ikiye indirilmesi önerilir.
Mama sınırlı beslenme, en iyi büyüme oranını koruma açısından yavruların beslenmesinde tercih edilen bir yöntemdir. Mama sınırlı besleme, hesaplanan enerji gereksinimlerine göre ölçülmüş miktarda gıda verilmesidir. Bu, üretici firma tarafından paketin üzerinde beslenme önerileri şeklinde detaylı olarak (hayvanın ağırlığına uygun miktar ve porsiyon adedi şeklinde) belirtilir. Büyümenin klinik olarak izlenmesi ve beslenme miktarının ayarlanması kritik öneme sahiptir. Özellikle iri ve dev ırk köpekler hızlı büyüdükleri için beslenmenin düzenli olarak kontrollü olması muhtemel iskelet sistemi sorunları gibi sağlık problemlerinin önlenmesinde çok önelidir.
O nedenle “risk altındaki” ırklar tartılmalı, değerlendirilmeli ve mama miktarları 2 haftada bir ayarlanmalıdır. Ne var ki günümüzde farklı vücut ebatlarına göre düzenlenmiş mama formülasyonları sayesinde artık genç ve büyüyen köpekler için bahsi geçen sorunlar asgari derecede endişe vericidir. Günümüzdeki esas tehlike aşırı tüketim ve bunun yaratacağı sağlık sorunlarıdır. Tavsiye edilen dönemine göre günlük öğün sayıları aşağıda özetlenmiştir.
YAŞ | GÜNLÜK ÖĞÜN SAYISI | MAMA ÇEŞİDİ |
|---|---|---|
6-12 haftalık yaşlar arası | 4 | Puppy Mama |
3-6 aylık yaşlar arası | 3 | Junior Mama (Başlangıç) |
6‐12 aylık yaşlar arası (İri ırklarda 24. aya kadar uzayabilir) | 2 | Junior Mama (Büyütme) |
Ergin | 1-2 | Yetişkin Maması |
BESİN ÖĞELERİ
SU
Su, yaşam için en hayati besin maddesidir ve doğumda vücut kütlesinin %75’ini oluşturur. Besinlerin taşınması ve iletilmesi için bir ortam sağlanması, vücut sıcaklığının düzenlenmesi, eklemlerin, gözlerin ve iç kulakların yağlanmasını içeren tüm ana fizyolojik fonksiyonlarda rol oynar. Yavrular, sütten kesimden önce ihtiyaç duydukları suyu anne sütü ile alırlar ve bu süreden sonra, büyüklüklerine uygun bir kapta taze içme suyuna erişimleri sağlanmalıdır.
ENERJİ
Büyüyen yavrular, kilogram başına yetişkinlerin iki katına kadar ulaşabilen diyet enerjisine gereksinim duyarlar. Bu gereksinim doğumdan hemen sonra oldukça yüksek iken, köpek büyüdükçe ve olgunlaştıkça giderek azalır. Aşırı diyet enerjisi, uygun iskelet gelişimi için çok hızlı olan bir büyüme hızını destekleyebilir ve bu da iri ve dev ırklarda iskelet bozuklukları sıklığının artmasına neden olur. Yağ, protein ve karbonhidratlara nazaran yaklaşık iki kat daha fazla kalorik etkiye sahip olduğundan, diyet yağı, aşırı enerji alımında birincil katkıda bulunan unsurdur. Aşırı enerji sadece hızlı büyümeyle sonuçlanmakla kalmaz, yavru köpeklerin ihtiyaçlarını aşan diyet enerjisi yağ olarak depolanır ve bu nedenle yavrular ilerleyen yaşlarında obeziteye yatkın hale gelir. Yavruların yeterli düzeyde enerji alımlarının kontrolü için periyodik olarak ağırlık takipleri kadar genel anlamda dış bakıdan görünüşlerinin de sürekli olarak izlenmesi önemlidir. Vücut yapılarının yağ birikimi anlamında incelenmesinde beden kondisyon skorlaması (BKS) yapılır. BKS; vücutta yağ şeklinde deri altında depolanan yağın izlenmesine yardımcı olmaktadır. Dolaylı olarak da hayvanın gereksiniminden fazla enerji alıp almadığının da denetlenmesine yardımcı olur. Büyüme sırasında uygun bir BKS’nin sürdürülmesi, yalnızca yavrunun obezitesinden kaçınmasına değil, aynı zamanda aşırı büyüme oranlarının kontrol edilmesine yardımcı olur.
PROTEİN VE AMİNO ASİTLER
Protein, büyüme için vücudun gereksinim duyduğu yapı taşları olan amino asitlerin vücuda alınmasını ve sentezlenmesini sağlar. Yavru köpeklerin yetişkin köpeklerden önemli ölçüde daha fazla protein gereksinimleri vardır ki bu özellikle 14 haftalık olana kadar görülen hızlı büyüme aşamasında önemlidir. Yetersiz bir protein kaynağı, zayıf büyüme ve gelişmeye neden olacaktır. Yavru köpeğin yeterli miktarda toplam protein almasını sağlamanın yanı sıra, doğru amino asitleri doğru miktarlarda alması da önemlidir.
Aşırı protein alımı büyüme için gereksinim duyulanın üzerinde olduğundan enerjiye dönüştürülerek ön görülenden daha hızlı büyüme ile sonuçlanır. Tüketilen diyetteki protein miktarının dışında aşağıdaki özellikler de ürünlerin protein kalitesini göstermektedir;
• Esansiyel amino asitlerin profili,
• Sindirilebilirlik,
• Biyo-yararlanım.
Yavruların sentez edemedikleri ve mutlak suretle diyetle alınması gereken 10 esansiyel amino asit vardır. Bu amino asitlerden bazıları aşağıda detaylandırılmıştır:
· Lizin
Vücutta protein sentezi için kullanılan bir amino asittir, dolayısıyla yeni dokular üretilirken ve büyüme sırasında hayati önem taşır. Eksikliğinde; yetersiz büyüme oranı ve azalan gıda alımı; fazlalığında kas titremeleri ve kusma gibi belirtilere neden olur.
· Triptofan
Bu amino asit köpeklerde, niyasinin (B3 vitamini) öncül maddesidir. Aynı zamanda hayvanın ruh halini ve uyku düzenini dengelemek için etki eden serotonin ve melatonin üretimi için de gereklidir. Triptofan aynı zamanda bir protein yapı taşıdır ve büyümekte olan yavrudaki bu amino asit eksikliğinde yetersiz kilo artışı şekillenir.
· Metiyonin
Metiyonin genellikle diyet formülasyonunda ilk sınırlayıcı amino asittir. Hem sistein hem de taurin için önemli bir öncül maddedir. Karnitin üretiminde rol oynar. Metiyonin eksikliği, gıda alımında ani bir düşüşe, ciddi kilo kaybına ve cilt problemlerine yol açabilir.
YAĞ VE YAĞ ASİTLERİ
Protein veya karbonhidrat ile karşılaştırıldığında gram başına yaklaşık iki kat daha fazla kalori ile yağ, yüksek derecede konsantre bir enerji kaynağını temsil eder. Bu nedenle, yavru köpekler enerji sağlamak için yetişkin köpeklerle karşılaştırıldığında daha yüksek bir günlük yağ gereksinimine sahiptir. Yağların bazıları yavruların sağlıklı gelişimi için gerekli kabul edilen yağ asitleri zincirlerinden oluşur:
· Dokosahekssaenoik asit (DHA) ve eikosapentaenoik asit (EPA) –
(Omega-3 Yağ Asitleri)
Bu çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA), omega-3 yağ asitleri olarak da adlandırılır ve hem yavru hem de yetişkin köpeklerde mama ile alınımları esastır.
· Linoleik asit ve araşidonik asit – (Omega-6 Yağ Asitleri)
Yavruların sağlıklı bir cilt ile tüy örtüsü geliştirmesi ve bunları koruması için gerekmektedir. Yetişkin köpekler linoleik asitten yeterli miktarda araşidonik asit sentezleyebilse de, yavru köpeklerde bu yeterince gerçekleşmez. O nedenle yavrular için hazırlanan diyetlerde gerekli olan araşidonik asidin mamada bulunması önemlidir.
MİNERALLER
Köpeklerde diğer tüm memelilerde olduğu gibi, kas ve iskelet sistemi yaşam boyunca sürekli değişir, ancak bu değişiklikler yaşamın ilk birkaç ayında en hızlı şekilde gerçekleşir. Cinsel olgunluk yaşı türler arasında farklılıklar gösterse de genel olarak 12 ile 18 ay arasındadır. İskelet sistemi fiziksel ve metabolik değişikliklere karşı özellikle ilk 12 aylık periyotta oldukça duyarlıdır, çünkü bu süre zarfında metabolik aktivite artmıştır. Gelişimin bu aşamasında hasar meydana gelirse, yetişkin köpeğin yapısal sağlamlığı etkilenebilir ve bu da duruş ile yürüme bozukluklarına veya büyüme geriliğine neden olabilir. İskelet gelişimi de dahil olmak üzere optimum büyüme, iyi genetiğin, doğru ortamın ve dengeli beslenmenin (enerji‐protein oranı, mineraller ve vitaminler) kombinasyonuna bağlıdır. Beslenme, kesinlikle optimal büyümedeki en önemli faktörlerden biridir ve birçok bilimsel çalışma, gelişimin hem yetersiz hem de aşırı beslenmeden olumsuz etkilenebileceğini göstermiştir. Modern ticari evcil hayvan mamalarının ortaya çıkmasıyla birlikte, gelişimsel iskelet hastalığının (DOD) bir nedeni olarak besin eksikliği neredeyse ortadan kaldırılmıştır. Günümüzde aşırı besleme yapılması nedeniyle oluşan vakaları daha fazla görmekteyiz.
Yavruların yetişkin köpeklerden farklı mineral gereksinimi vardır. Özellikle sağlıklı kemik ve diş gelişimi açısından gerekli olan minerallerin (örneğin; kalsiyum ve fosfor) yeterli miktarlarda karşılanması son derece önemlidir.
· Kalsiyum ve Fosfor
İskelet gelişimini etkileyen en temel unsur kalsiyum: fosfor (Ca: P) oranıdır. Hem kalsiyum hem de fosforun miktarları ve bu minerallerin dengesi, büyüme aşamasında kemik ve dişlerin aktif oluşumundaki rolleri nedeniyle yavrularda özellikle önemlidir. Kalsiyumdaki yetersizlik veya fazlalık, ciddi ağrıya neden olabilecek anormal kemik gelişimi ile sonuçlanır. Özellikle iri ve dev ırk köpekler, diyetlerdeki aşırı kalsiyuma karşı duyarlıdır ve bu nedenle diyetleri daha sıkı kontrol gerektiren hayvanlardır. Ayrıca diyetle alınan aşırı miktardaki kalsiyum, fosforun emilimini azaltmakta ve eksikliğine neden olmaktadır. Bu mineraller ile doğrudan ilişkili olan ve özellikle büyüyen yavrularda D vitamini gereksinimlerinin de özel olarak formüle edilmiş mamalar ile karşılanması önemlidir.
· Çinko
Çinko cilt sağlığı ve protein metabolizmasında rol oynar. Yavruların uygun bir çinko alımına sahip olmaması durumunda, büyümeleri zarar görür ve ayak tabanlarında lezyonlar görülebilir.
· Demir
Demirin birincil rolü, vücuda oksijeni taşımaya yarayan hemoglobin ve miyoglobinin sentezlenmesidir. Demir ayrıca, enerji üretiminde gerekli olan bir dizi enzim sisteminde de işlev görür. Büyüme sırasında köpek yavruları çok sayıda kırmızı kan hücresi üretmektedir, bu nedenle demir ihtiyacı yetişkin köpekler için olduğundan daha fazladır. Bir köpek yavrusu, zayıf büyüme, uyuşukluk, halsizlik ve ishal gibi belirtileri yeterli demir alamıyorsa gösterebilir.
VİTAMİNLER
Yavruların yetişkin köpeklerden farklı vitamin gereksinimleri vardır.
· D vitamini
İnsanların aksine, köpekler güneş ışığını kullanarak D vitaminini aktif formata dönüştüremezler ve bu nedenle bu vitamini sağlamak için diyetlerine güvenirler. Kalsiyum ve fosfor mineralleri ile olan yakın ilişkisinden dolayı kemik ve iskelet sağlığı açısından önemlidir. D Vitamini metabolitleri kalsiyum metabolizmasını ve dolayısıyla büyüyen hayvanların iskelet gelişimini düzenler. Bu metabolitler, kalsiyum ve fosforun bağırsaktan emilimine yardımcı olur. Ticari mamalar, D vitamini eksikliğini (raşitizm) çok nadir hale getiren, yeterli miktarda D vitamini içerir. Büyüyen köpeklerde D vitamini takviyesinden kaçınılmalıdır, çünkü artan kalsiyum ve fosfor emiliminden dolayı normal iskelet gelişimini bozabilir.
· A vitamini
Sağlıklı görme için gerekli olan A vitamini aynı zamanda protein sentezine de katılır ve bu nedenle büyüme sırasında hayvanlar için kritik öneme sahiptir.
YAVRULARIN BESLENMESİ
YETİM KALAN YAVRULARIN BESLENMESİ
Anne sütü, yavru köpeklerin yaşamının ilk dört haftasında tam beslenme sağlar. Bununla birlikte, yavruların yetim kaldıklarında veya annenin yavru sayısının çok olduğu durumlarda veyahut da yeterince süt üretemediği durumlarda, veteriner hekim tavsiyeleriyle birlikte yavruların kendileri için özel olarak formüle edilmiş süt ikame mamaları ile beslenmesi gerekecektir. Yavru köpeklerin yaklaşık 40 günden önce vücut sıcaklığını düzenleme yetenekleri azdır. Bu nedenle sıcaklık kontrollü bir ortama gereksinim duyarlar. Başlangıçta, yavru köpekler için özel olarak tasarlanmış bir süt ikame maddesiyle beslenmesi ve ayrıca dışkılama ve idrara çıkmayı teşvik etmek için anogenital alanın uyarılması gerekir. Yavrular, beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak tasarlanmış sütlerle beslenmelidir. İneklerden veya keçilerden elde edilen sütün protein, yağ ve kalsiyum seviyesi bakımından yavru köpeklere uygun olmadığından bu ürünler ile yavrular beslenmemelidir. Süt ikameleri, doğru beslenme ve enerji gereksinimlerini sağlamak için üreticinin talimatlarına göre hazırlanmalıdır. Süt ikameleri, annelerinin sütünden yeterli besin alan yavrulara verilmemelidir, çünkü bu aşırı enerji alımına veya beslenme dengesizliğine neden olabilir (Daha detaylı bilgi ilerleyen süreçte paylaşılacaktır).
YAVRU KÖPEKLERİN BESLENMESİ
Yavru köpekler 3-4 haftalık yaşta iken sütten kesilmelidir. Birçok yavru, etrafını araştırıp, annelerinin yiyecekleriyle temas kurarak, bu süreden önceki bir zamanda da katı yiyecekler yemeye başlayabilir. Anneye, gebeliğin son dönemlerinde ve emzirme döneminde iyi kalitede dengeli bir beslenme programı uygulanırsa, bu hem doğacak yavruların sağlıkları açısından hem de doğru zamanda sütten kesilmeleri için oldukça yararlı olacaktır. Sütten kesimi izleyen ilk birkaç gün içerisinde yavrularının kuru mama tanecikleri daha kolay çiğnemeleri için ıslatılabilinir ancak bir süre sonrasında bu uygulamaya da gerek kalmayacaktır. Eğer ticari olarak dengeli bir mama seçildiyse, takviyeye gerek kalmayacaktır. Zira gereksiz yere yapılan besinsel takviyeler diyette dengesizliklere neden olmaktadır!
Yavruların yetişkin köpeklerden farklı besin gereksinimleri vardır. Yavrular için özel olarak formüle edilmiş besin madde içeriği olarak dengeli ve yeterli bir diyet ile beslenme yapılmalıdır. Yavru köpekler de karşılaşılan en yaygın beslenme sorunlarından biri, yavruların tamamen olgunlaşmadan önce yetişkin diyetlerine geçmeleridir. Bazı besinler büyüme sırasında özellikle önemlidir ve yavru köpeklerin bu besin maddelerini doğru miktar ve zamanlarda tüketmeleri gerekmektedir. Besin maddelerinin eksikliği kadar fazlalıkları da sağlık sorunlarına neden olabilir.
SÜTTEN KATI GIDALARA GEÇİŞ
Anneler genellikle yavrularını en az altı hafta emzirirler. Yaşamın ilk dört haftasında, bir yavru köpeğin besinsel gereksinimlerinin tümü anne sütüyle karşılanır. Yavru bir köpek, üç haftalık yaştayken, annesinin yemeğine ve suyuna karşı ilgi gösterir. Yavrular ince doğranmış ve nemlendirilmiş köpek mamasını, yine suyla yumuşatılmış kuru yiyecekleri tüketmeleri yönünde uyarılarak sütten kesmeye teşvik edilirler. Sütten kesim sırasında sunulan yiyeceklerin yavrular için özel olarak formüle edilmesi gereklidir. Sütten kesmenin ilk aşamalarında az miktarda yiyecek sunmak, yavru köpeklerin sindirim sisteminin katı gıdalara adapte olmasına yardımcı olur ve annelerine karşı taleplerini azaltır. Yavruların besleyici içerik olarak her türlü gereksinimi karşılayacak şekilde formüle edilmiş başlangıç mamalarına 4 haftalık yaşta alıştırılması ve 6-8 haftalıkken tamamen sütten kesilmelerinin sağlanması ve ancak bundan sonra annelerinden ayrılmaları sağlıkları açısından önemlidir.
Annelerinden ayrıldıktan sonraki süreçlerde doğru besleme programları ve mama tercihleri ile yavruların sağlıklı bir şekilde büyümelerinin devamlılığı sağlanmalıdır. Bilindiği üzere farklı boyutlarda köpekler farklı büyüme oranlarına sahiptirler ve farklı yaşlarda yetişkin olurlar. Küçük ve/veya mini ırk bir köpek bir yıldan az bir sürede tamamen büyürken, dev bir ırk köpeğin yetişkin büyüklüğüne ulaşması için neredeyse iki yıl gerekebilir. Ancak tüm köpeklerin yaşamlarının ilk birkaç ayındaki büyüme hızları ileri yaşlarına nazaran oldukça yüksektir. Bir köpek yavrusunda, yetişkin vücut ağırlığına ulaştıktan sonra bile bir süre daha fizyolojik gelişmeler devam eder. Burada önemli olan nokta; yavruların maksimum oranda değil sağlıklı bir şekilde büyümesidir. Aksi halde bir takım sağlık sıkıntılarının görülmesi olasıdır. Örneğin; çok hızlı büyüyen yavruların, kalça displazisi gibi iskelet bozukluklarının gelişmesinin yanı sıra obeziteye yatkın hale gelme olasılıkları daha yüksektir. Yine iri ve dev ırkların, küçük ırklardan daha yavaş büyümeleri önemlidir, çünkü hızlı büyümeyle ilişkili olarak iskelet bozuklukları riski altındadırlar.
YAVRU BİR KÖPEĞİN GELiŞiM AŞAMALARI
Yeni Doğandan Yetişkine Yavruların gelişimi dört farklı aşamaya ayrılabilir:
· Yeni doğan dönemi,
· Geçiş dönemi,
· Sosyalleşme dönemi ve
· Ergenlik dönemi.
Bu gelişim dönemlerini yetişkinlik izlemektedir.
Yeni Doğan Dönemi (Doğumdan 2 haftalık yaşa kadar)
Bu süre zarfında yavru köpekler tamamen annelerine bağımlıdırlar. Bu aşamada, bir yavru köpeğin zamanının çoğunluğu ya uyumak ya da yemek yemek için harcanır. Yavruların gözleri ve kulakları, doğduklarında kapanır, ancak dokunmaya ve koklamaya duyarlıdır. Gözler yaklaşık 10 günlükken açılır, ancak yavrular geçiş dönemine (iki ila üç haftalık) kadar hafif ve hareketli uyaranlara cevap vermezler. Bu dönemde köpek yavruları yalnızca anneden süt emerek beslenebilir. Yavruların, anne sütünde, doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde kolostrum adı verilen yoğun kıvamlı ve antikorlarca zengin sıvıyı kullanmaları esastır. Bu sayede çevredeki patojen organizmalara karşı direnç kazanmış olacaktır. Yeni doğan yavruların hareketleri kısıtlıdır ve yalnızca yavaş hareket edebilirler. Vücutlarının ağırlığını henüz tam olarak taşıyamazlar. Hayatın bu ilk basamağında en çok gereksinim duyduğu besin maddelerini, bağışıklığı sağlayacak antikorları ve sıvıyı aldığı anne sütü yavru için vaz geçilmez bir unsurdur. Hem annesinin yanında güvende hissetmesi ve vücut ısısını koruması hem de bu besin maddelerini alabilmesi için sürekli olarak annesini izleme eğilimindedir. dunun ağırlığını henüz kaldıramıyor ve destekleyemiyorlar. Bu dönemde bir köpek yavrusu aktif olarak annesini arayacaktır. Annesine bu kadargereksinimi olan bir yavru köpeğin bu hassas dönemde annesinden ayrılmadan beslenilmesi tavsiye edilir*.
*Not: Bir nedenle eğer ayrılmış ise veya öksüz kalmış ise bu dönemde çok fazla ilgiye ve bakıma gereksinim duyacaktır. Süreç içinde gerek duyduğu besin maddelerini alabilmesi için özel bir besleme programına ve kendisine özgü hazırlanmış süt tozlarının temin edilmesi gerekecektir.
Geçiş Dönemi (2 ila 3 haftalık yaş)
Bu aşama bir hafta kadar sürer ve köpek yavrusu için önemli bir değişim zamanıdır. Bu süre zarfında gözler ışığa ve harekete cevap vermeye başlar. Hareket becerileri gelişir ve köpek yavruları yürümeye ve ayakta durmaya başlar. Bu dönemde, hırıltı, kuyruk sallama ve oyun oynama gibi sosyal davranışlar gelişmeye başlar. Araştırmacı davranış da başlar ve geçiş döneminin sonunda yavrular insanlara ve diğer hayvanlara cevap verir. Uyuklama ve çiğneme davranışları da gelişmeye başlar. Yavrular, bir yandan annelerinin sütünü almaya çalışırken, tüm beslenmeleri hala anne sütünden gelse de, bir yandan da anneye verilen mamaya karşı biraz ilgi göstermeye başlar. Geçiş döneminin sonunda, yavru köpekler, annelerinin uyarılması olmadan idrara çıkma ve dışkılama yapabilir ve genellikle bunu yapmak için yuvadan ayrılabilir.
Sosyalleşme Dönemi (3 ila 12 haftalık yaş arası)
Bu dönem sonraki yaşamında köpeğin çevreye ve insanlara karşı davranışları üzerine olumlu veya olumsuz etkilerinin olduğu oldukça hassas ve kritik bir dönemdir. Yavru köpek açısından bir nevi geçiş aşamasıdır ve özellikle sosyal davranışlarında değişimlerle doludur. Bu aşamada birçok davranış değişikliği meydana gelir. Bunlardan en kayda değer olanı oyun oynama sinyallerini vermesidir. Araştırmacı davranış da artmaya başlar. Yavru köpekler yeni insanlara ve durumlara ilgi göstermekte ve isteyerek insanlarla etkileşime girmektedir.
Sosyalleşme dönemi özellikle yetişkin köpekte istikrarlı bir mizacın gelişmesinde etkilidir. Bu aşamada, köpek yavruları yeni durumları ve çevreleri deneyimlemeye çok isteklidir ve yeni koşullara karşı sosyalleşme alışkanlığının kazandırılması ileriki yaşamı açısından olumlu olacaktır. Yetişkin köpeklerde gözlenen birçok sosyal ve davranışsal sorunun, yavru gelişiminin bu aşamasındazayıf tedavi veya yetersiz etkileşim ile bağlantılı olduğuna inanılmaktadır. Yavruların gerekli deneyime sahip olmaması durumunda, daha sonra korku ile yeni durumlara yaklaşabilirler.
Oldukça aktif olarak geçirdikleri bu dönemde yavrular daha az uyumaya ve daha fazla oynamaya başlar. Hem çöplerini hem de cansız nesneleri çarpma, sallama ve takip etme gibi yırtıcı eylemler sergilerler. Bu aşamada yavrular ısırma eylemini kontrol etmeyi öğrenmeye başlarlar. Çeşitli isteklerini, örneğin; oyun oynamak gibi, farklı şekillerde sesler çıkararak, havlayarak veya hırlayarak belirtmeye başlarlar.
Yavru köpeklerin süt dişleri üç ila dört haftalıkken ortaya çıkmaya başlar ve köpek yavruları gittikçe katı yiyecekler yem eğilimine geçerler. Katı yiyecek geçişini kolaylaştırmak adına her zaman içme suyuna ulaşmalarına imkan tanıma ve annelerini emzirme alışkanlıklarından yavaş yavaş vazgeçirmek gerekmektedir. Sonuç olarak altı ila sekiz haftalıkken tamamen sütten kesilecektir.
Yavruların annelerini ve ilk bulundukları ortamı bırakıp yeni evlerine gitmeleri için en uygun zaman yaklaşık sekiz haftalıktır. Bundan daha erken annesinden ayrılmak bir köpek yavrusunun tam olarak sütten kesilemeyebileceği ve annesi ile kardeşleri arasındaki önemli sosyal gelişim zamanını kaçıracağı için zararlı olabilir. Sürecin daha uzatılması ise, yeni sahipleri ile temel ilişkileri kuracağı en kritik dönemlerden biri olan sosyalleşme evresini kaçırmaları anlamına gelebilir.
Ergenlik Dönemi (12 haftalık yaştan yetişkinliğe kadar)
Ergenlik dönemine gelindiğinde, esasen bir yavru artık büyük değişikliklerin çoğunu yaşamıştır. Bununla birlikte, hala büyüyor ve sahibinin çok kolay fark edemeyeceği bir takım fizyolojik değişiklikleri yaşamaya devam ediyordur. Tüm duyu organları bu evrenin başlangıcında tamamen gelişmiştir ve büyüme hızı yavaşlar. Süt dişleri yetişkin dişlerle değiştirilir ve bu süreç genellikle yedi aylıkken tamamlanır. Yavrular yetişkinlere altı aylıkken benzer motor becerilerine sahiptir, ancak bu köpeğin cinsine, cüssesine ve bulundukları çevreye göre değişebilir. Bu süreçte hayvanın sosyalleşmesi devam ettirilmeli ve aynı zamanda hareket ve davranışları ciddi bir eğitim programı ile kontrol altınaalınmalıdır. Yavruların bir kişiye veya obje karşı ilgi gösterdikleri ve dikkatlerini verebildikleri süreler Bu nedenle, eğitim kısa, tutarlı ve eğlenceli olmalıdır. Cinsel olgunluk açısından dişilerin ilk kızgınlıklarını göstermeleri ve çiftleşmeye hazır hale gelmeleri genellikle altı ila yedi ay arasındaki sürede olur. Ancak erkeklerin dişiye ilgi göstermeye başlamaları bu sürelerden önce de gerçekleşebilir. Unutulmaması gereke nokta, her ne kadar cinsel olarak olgun olmalarına ve belki de ergin vücut boyutlarına yakın olmalarına rağmen, köpek yavrularının hala gelişmekte oldukları ve bu aşamada yetişkin sayılmadıklarıdır. Hayvan sahiplerinin kısırlaştırma seçeneklerini zamanlama açısından Veteriner Hekimler ile tartışması açısından bu iyi bir zamandır.
Ergenlik süresinin uzunluğu, cins büyüklüğüne göre değişir. Küçük ırklar yetişkinliğe yaklaşık bir yılda ulaşırken, büyük ve dev cüsseli köpekler daha yavaş olgunlaşır ve 18 ila 24 aya kadar tamamen yetişkin kabul edilmez.
Yavruların yetişkin köpeklere göre farklı beslenme gereksinimleri vardır ve yavruların büyüme için uygun bir diyet almaları önemlidir. Yavruların doğru hızda büyümelerini desteklemek için uygun miktarda kalori almaları da önemlidir. Enerji gereksinimleri cinse göre değişmekle birlikte, yeni sütten kesilmiş köpek yavruları, yetişkin köpeklere kıyasla vücut ağırlığının kilosu başına yaklaşık iki kat daha fazla enerjiye gereksinim duyarlar. Bu oran, yavrular yetişkin vücut ağırlığının %50’sine ulaştığında ergin gereksiniminin 1,6 katına, yetişkin vücut ağırlığının %80’ine ulaştığında ise 1,2 katına düşer. Yavruların kilokalori değerlerinde enerji gereksinimleri tahminini farklı rehber ile sunulmaktadır. Önemli olan husus, bunların aslında sadece bir rakam olduğuna dikkat etmek ve ideal bir vücut kondisyon skoru elde etmek için köpek yavrularının büyüme hızına göre ayarlamalar yapılması gerekliliğidir. Bu noktada yavrunuzun sağlıklı gelişimi açısından süreç içinde düzenli olarak Veteriner Hekim’e danışmanız tavsiye olunur.
Küçük yavruların midesi küçük olduğundan, yüksek kalorili gereksinimlerini karşılayabilmelerini sağlamak için sık sık küçük öğünler sunmak önemlidir .
Gelişim süreçlerine göre yavru köpek besleme çizelgesi | |
|---|---|
Doğumdan üç haftalık yaşa kadar | Sadece anne sütüne tüketirler. Anne sütü yoksa mutlak suretle bu dönemki gereksinimlerine göre formüle edilmiş özel süt ikame mamaları (süt tozu) ile beslenmeleri gereklidir. |
Üç haftadan sekiz haftalık (sütten kesim) yaşa kadar | Yavrular katı yiyecekler almaya başlar. Annelerini emmedikleri zamanlarda tüketimlerine uygun mamaya serbestçe erişmesine izin verilmelidir. Sütten kesmenin ikinci aşaması sırasında, yavrularını anneleri olmadan beslemeniz önerilir. Bu sayede annenin yavruların mamasını da yemesini ve yavruların yetersiz beslenmesinin önlenmesi sağlanmış olunur. |
8 haftalık yaştan dört aylık yaşa kadar | Yavrular, 16 saat boyunca her 4 saatte bir, ilk öğün sabah erkenden verilir. On hafta sonra öğün sıklığı, günde dört ila üç öğün arasında kademeli olarak azaltılabilir. |
Dört aydan altı aylık yaşa kadar | Yemek sıklığı günde iki kez şeklinde azaltılabilir. |
Altı aylık yaştan sonra | Yetişkin besleme rejimine (günde bir veya iki öğün yemek) geçiş işlemi kademeli olarak yapılmalıdır. |
YAVRU KÖPEKLERİN BESLENMESİ VE BAKIMI
Uzun yıllar süren bilimsel araştırmalar, büyüyen yavru köpeklerin temel besin gereksinimlerinin yetişkin köpeklerinkilerden farklı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca köpek büyüklüğünün yavru büyüme evresinin süresini etkilediği ve küçük yavru köpeklerin, büyük yavrulardan çok daha hızlı olgunlaştığı da bilinmektedir. Büyüme aşaması boyunca özellikle yavru köpekler için tasarlanmış bir diyetin sağlanması, uzun ve sağlıklı bir yaşam için en iyi başlangıcı sağlayacaktır.
Yavrunun sağlıklı gelişebilmesi, sosyalleşmesi ve iyi bir eğitim kazanabilmesi için iyi bir bakım ve besleme yönetimine gereksinim vardır. Bu sayede bir yavru köpeğin, etrafta bulunmaktan zevk alan, iyi huylu bir yetişkin köpek haline gelmesi sağlanır. Bu aşamada yavruların formda ve sağlıklı kalmalarını sağlamak için veteriner hekimlerin gözetimine gereksinim duyulur. Hayvan sahipleri, yeni sahiplendikleri yavrunun gelişim sürecinde sağlıklı kalabilmesi adına uymaları gereken aşılama ve parazit kontrol uygulamalarını veteriner hekimlere danışmalı; aynı zamanda yavrunun hayatının ilk günlerinden başlayarak ergenlik ve yetişkinliğine kadar olan süreçler için iyi tasarlanmış bir beslenme ve bakım rejimi hakkında detaylı bilgilere sahip olmaları da yararlı olacaktır.
MİNİK BİR DOSTU SAHİPLENMEK
Öncelikle bir canlıyı sahiplenmek, ona güvenli bir yaşam alanı oluşturmak, büyütmek, bakmak ve beslemek, ileri yaşlarında ve olası sağlık sorunlarında yanında olmak çok ciddiye alınması gereken ve öncesinde uzun süreli düşünülmesi gereken, tüm aile bireylerinin hem fikir olduğu; aynı zamanda bu sürecin çok ciddi bir ekonomik ve zaman yükünün de olduğu bilinciyle yaklaşılması gereken bir karardır. Bu kararı doğru şekilde aldığınıza emin olmanız için şu noktalara lütfen özen gösteriniz;
Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istiyorum? Bu asla birisini mutlu etmek için verilebilecek bir hediye değildir!
Bu hayvan bakabileceğim bir ev (mümkünse bahçe) ortamım var?
Bu süreç içinde düzenli olarak bakımını yapabilecek, onu doğru şekilde besleyebilecek ekonomik gücüm ve zamanım var?
Tüm canlıların yavrusu hepimize sevimli ve cana yakın gelir. Yavruyu alıp sahiplenmek kolaydır. Ancak bunun yaşayan bir varlık olduğunun, büyüyeceğinin, hem masraflarının hem de göstermem gereken ilginin artacağını biliyorum? Yaşlandığında, hastalandığında bunun çok zorlayıcı süreçler olacağının bilincindeyim?
Evimde ona ayırabileceğim yaşama alanım mevcut, onunla oyun oynayabileceğim alanlar var. Evde ona zarar verecek nesneler ile ilgili ön çalışma yaptım ve tedbirlerimi aldım.
Sürekli olarak destek alabileceğim Veteriner Hekim’i araştırdım. Düzenli olarak aşı ve iç-‐dış parazit uygulamaları yaptırmam gerektiğini, ileride hekimin önerisi doğrultusunda sağlığı açısından gerekebilecek operasyonlar olabileceğini biliyor ve bunun belli bir ekonomik yansıması olacağını ön görüyorum.
Küçükken ve büyüme aşamasında bana yaratabileceği sorunları, evimi dağıtıp kirletebileceğimi, ona uygun eğitimi vermem gerektiğini ve tüm bunlar için her aman sabır göstermem gerektiğini biliyorum.
Onu her zaman her türlü yaş ve sağlık durumunda destekleyeceğimi, evcil bir hayvandan çok ömrü boyunca bana dost, yol arkadaş olabilecek bir canlıyı edindiğimi biliyor ve istiyorum.
Evet! Tüm bu soruları (belki de daha fazlasına) cevaplayabiliyor iseniz artık Siz de bir evcil hayvanı sahiplenmeye hazırsınız demektir,
ÖN HAZIRLIKLAR
Sizin beklentilerinize uygun (ev ortamınıza, bakım ve besleme için ön gördüğünüz zaman ve ekonomiye vb. bağlı olarak) tür ve cinsi belirleyelim.
Belirlediğimiz cinsin karakteristik özellikleri hakkında bilgi sahibi olalım.
Bu cinsin bakımına özgü özel durumlar hakkında bilgi sahibi olalım, gereken ekipmanları temin edinelim. Örneğin uzun tüylü ise bakımına yönelik özel tarama fırçası ve şampuanları almak gibi.
Yavruyu sahiplenebileceğimiz kaynakları araştıralım. Unutmayalım ki Sizin gibi olaya bilinçli yaklaşmamış, önce alıp sonra bakamayıp sokağa ve barınağa bırakılmış çok sayıda sevimli dost kendilerine yeni bir yuva beklentisiyle yaşıyorlar. O nedenle bu seçenekler içine mutlaka barınakları da değerlendirelim.
Sahiplendiğimiz hayvan hakkında elden geldiğince geçmişine ait sağlık bilgilerini (aşı karnesi, iç-dış parazit uygulamaları, geçirdiği operasyon vb.) temin edelim.
Süreç içinde en çok güveneceğimiz kişi olan Veteriner Hekim’i belirleyelim, kendisine süreçte gerek duyulacak uygulamalar konusunda ve tercih edilecek bakım‐besleme gereçleri konusunda danışalım.
Evimizi yeni dostumuzun ihtiyaçları doğrultusunda düzenleyelim. Gerek duyacağı temel ekipmanları (yatağı, taşıma kutusu, su ve mama kabı, tasması, mamalarını, oyuncaklarını) temin edelim.
ARTIK HAZIRSINIZ!
MİNİK DOSTUMUZA MERHABA DİYELİM!
Tüm bu aşamalardan sonra minik yavrumuzu ilk defa yeni evine getirdiğimizde unutmayalım ki son derece hassas, ürkek bir canlı ile karşı karşıyayız. Ona karşı her zaman çok sabırlı ve şefkatli olalım. İlk saatlerde taşıma kutusu (eğer yeterince büyük ise) içinde kapısı açık, kendi çıkma isteği oluşana kadarbarındırabiliriz. Yavrunun ilk başta kalacağı oda önceden hazır edilerek, yataklığı, su ve mama kapları ile sessiz sakin bir ortam oluşturalım. İlk etapta yaşadığı büyük değişikliğin kendisinde yaratacağı stresi azaltabilme adına daha önceden sahip olduğu veya annesinin kokusunun sindiği havlu, altlık veya oyuncak ile onu baş başa bırakalım. Bir süre sonra odada onun yanında (önce belli bir
mesafede, sonra daha yakında) bekleyerek bize ve yeni ortamına alışması için zaman tanıyalım.
Süreç içinde öncelikle suyuna sonrasında ise mamasına ulaşmasını sağlayalım. Gerekiyorsa mamayı tüketmesini uyaralım. Lezzetli hale getirebilmek için eğer kuru mamalardan kullanıyorsak elimizi ıslatarak mamayı nemlendirip, yumuşatalım. İlerleyen günlerde hangi mamalardan ne kadar kullanmamız gerektiği konusunda hekimden gereken bilgileri öğrenelim.
Bakım ve beslemesi bu kadar büyük bir sorumluluk gerektiren dostlarımız nasıl besleyeceğimiz noktasında gelin biraz daha detaylı bilgileri paylaşalım!
BESLEME ve KİLO KONTROLÜ
BESLEME
Yavru kedilerin günde en az 3 ile 4 kez yemesi gerekir. Evdeki diğer evcil hayvanların erişemeyeceği bir alanda mamanın barındırılması ve tüm yavru kedilerin düzenli olarak yediğinden emin olmak önemlidir. Asla yavru kedinize inek sütü vermeyiniz, çünkü bu süt sindirilemediği gibi yavrunun ishal olmasına ve sağlık açısından bir takım risklere neden olur. Yine kafein, şeker, çikolata, çiğ yumurta, soğan ve sarımsak içeren yiyeceklerin kedilere verilmesi sağlık açısından uygun değildir. Eğer yavru mamayı yemeyi reddediyor veya isteksiz ise mamanın bir miktar ıslatılması ve yumuşatılması bu durumu değiştirebilir. Yemek yemiyorsa, yumuşak yiyecekleri suamayı deneyiniz. Özellikle bazı ırklar lezzet anlamında son derece seçicidir o nedenle onları yemeye teşvik etmek için konserve ton balığı, tavuk, somon veya et aromalı mamaların verilmesi de denenebilir. Ancak yavru kediniz inatla yemiyor ise acilen veteriner hekiminize danışınız.
KİLO KONTROLÜ
Kilonun düzenli olarak kontrol edilmesi yavrunuzun ön görülen değerlerde büyüdüğünün, dolayısıyla da sağlığının kontrolünü sağlayacaktır. Yavru kediler ilk iki hafta boyunca günlük olarak tartılmalı ve sonra her üç günde bir bir aylık olana kadar tartılmalıdır. Yetişkin kedi popülasyonunun yarısından fazlasının kilolu olduğu bildirilmektedir. Aşırı kilo ile ilişkili sağlık riskleri arasında eklem problemleri, kanserler, solunum fonksiyon bozukluğu, osteoartrit, diyabet ve katarakt gibi bir takım hastalıklar bulunur. Obeziteye katkıda bulunan önemli faktör aşırı beslenmedir ve gelişmesinin temel nedeni, vücuda alınan enerjinin çeşitli şekillerde harcanan enerjiye nazaran daha fazla olmasıdır. Obezitenin oluşmasında etken olan unsurlar;
· Genetik; bazı ırklar kilo alımına daha duyarlıdır.
· Yaş; orta ve ileri yaş ile birlikte aktivitenin azalması risk faktörüdür.
· Kısırlaştırma; tipik olarak aktivitenin azalmasına ve dolayısıyla kilo alımına yol açar.
· Cinsiyet; dişiler erkeklerden daha fazla risk altındadır.
· Yaşam tarzı; kapalı yaşam tarzı bir risk faktörüdür
· Sahip faktörleri; fazla kilolu hayvan sahiplerinin genelde evcil hayvanları da kilolu olmaktadır.
Kediler açısından derecelendirilmiş vücut kondisyon değerlendirmesi aşağıdadır
Skor Derecesi | Tanımı |
|---|---|
A: Aşırı zayıf - Kaşektik | Kedinizde yok denecek kadar vücut yağı bulunur. Veteriner Hekim’e acilen başvurmanız önerilir. |
B: Zayıf | Kedinizde oldukça vücut yağı bulunur.
Veteriner Hekim’e acilen başvurarak diyetinde değişikliklere gitmeniz önerilir. |
C: Yağsız | Kedinizin vücudundaki yağ miktarı normalde olması gereken değerin en alt sınırındadır. Hekim’e danışmanız tavsiye edilir. |
D: İdeal | Vücudunda ideal düzeyde yağ bulunur. |
E: Hafif yağlı | İdeal düzeyin üzerinde vücudunda yağ bulunur. Diyetinde öğün ölçüsü, diyet değişikliği ve aktivitenin arttırılması önerilir. |
F: Yağlı | Kedinizin vücudunda yağ miktarı fazladır.
Hekim tavsiyesi ile diyet ve eğersiz programları önerilir. |
G: Aşırı yağlı - Şişman | Kedinizin vücudunda yağ miktarı sağlığını riske edecek kadar fazladır. Acilen Hekim’e danışmanız tavsiye edilir. |










